Recep Tayyip Erdoğan
İnternet Sitemizdeki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Haberleri ve Recep Tayyip Erdoğan ismi gecen haberlerimiz
Toplam Kayıt: 426

Şehit ve Gazi Aileleri
Aile Bakanlığı Devir teslim töreni yapıldıAile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, görevi Derya Yanık'tan devraldı.Göktaş, bakanlıkta düzenlenen devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, Derya Yanık ile çok yakın zamana kadar çalıştıklarını belirterek, bayrağı kendisinden devralmanın bir onur olduğunu söyledi.Türkiye Yüzyılı vizyonuyla kurulan bu kabinede millete hizmet etme şerefini kendisine layık gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını sunan Göktaş, özellikle 6 Şubat depremlerinin açtığı yaraların sarılması için bakanlık çalışanlarının gece gündüz demeden çabaladığına herkesin şahit olduğunu, bundan sonra da aynı gayret ve özveriyle çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi.Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak müreffeh bir Türkiye ve Türkiye Yüzyılı için yeni bir güçle yol aldıklarını belirterek, şöyle devam etti:
Türkiye artık etkin bir sosyal hizmet anlayışıyla vatandaşlarına tek tek ulaşan ve tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke. Bu başarısında bireyi ve aileyi öne çıkaran kuşatıcı sosyal politikaların payı büyük. Bundan sonra da bu doğrultuda aileyle ilgili çalışmalara ağırlık vereceğiz. Toplumların şekillenmesinde, değer yargılarının kuşaktan kuşağa aktarılmasında ailenin öneminin farkındayız. Güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum ve güçlü Türkiye'ye olan inancımızı özellikle vurgulamak istiyoruz. Tıpkı aile ve toplum hizmetlerinde olduğu gibi kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, şehit ve gazilerle ilgili çalışmalarımızı da yüzyıl vizyonumuzda yürüteceğiz. Bunların yanı sıra sosyal refahın adaletli bir şekilde paylaşılması için tüm paydaşlarımızla uyum içinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Hak temelli sosyal yardımların şeffaf bir anlayışla sürdürülebilir olmasını çok önemli görüyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı toplumun bütün kesimlerini kucaklayan yapısıyla, kendi değerlerinden ve medeniyetinden aldığı güçle Türkiye Yüzyılı'na hazır."
- "Çok sevgili bir dostumuza bu bayrağı devrediyor olmaktan çok mutluyum"
Derya Yanık da her zaman AK Parti'de görevlerin bir bayrak değişimi olduğunu, herkesin hangi noktada görev yapıyorsa bir sonraki gelecek kişiye görevi en güzel şekilde devrettiğini söyledi.Bu görevi 21 Nisan 2021'de devraldığını hatırlatan Yanık, "Yine çok kıymetli bir bakanımıza, çok sevgili bir dostumuza bu bayrağı devrediyor olmaktan gerçekten çok mutluyum. Sayın Bakanımızın geçmişte yaptığı çalışmaları, enerjisi, gençliği kesinlikle şu anda bulunduğu noktayı da çok geliştirerek, dönüştürerek ve enerjisiyle ilerleterek yürüteceğinden benim en ufak bir kuşkum yok." diye konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kimsesizlerin kimsesi olma yükümlülüğünü yerine getirdiğine, bir tarafıyla da aslında gelecek inşası olduğuna işaret eden Yanık, şöyle konuştu:"Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken aslında bir taraftan da Türkiye'nin geleceğini inşa edecek bir yerden bahsediyoruz. Kadın çalışmaları bakanlığımızın en önemli çalışmalarından birisi. Dolayısıyla yabana atmamız, ihmal etmemiz mümkün değil. Kadınların istihdama erişimi, sağlık, eğitim hakları, şiddetle mücadele, siyasal ve sosyal hayata katılımları gibi pek çok meseleyi yine önümüzdeki süreçte inşallah Türkiye Yüzyılı'na yaraşır bir biçimde ve dünyanın da yürüdüğü yola yaraşır bir biçimde geliştirmek mecburiyetindeyiz. Tabii ki çok önemli bir başlık aile. Bakanlığımızın en önemli çalışmalarından birisi aile ve toplum hizmetleri çatısı altında güçlü ailenin yani meselelerini çözme kabiliyeti olan ailenin inşasında bizim kültürel kodlarımızdan, inancımızdan, değerlerimizden taşıdığımız birbirini destekleyen, birbirine sahip çıkan, birbirini koruyan, kollayan aile yapısının sürdürülmesi ve varsa sıkıntılar onarılması noktasında yapılması gerekenleri yaptık ve yapmaya devam edeceğiz."
Yanık, bugüne kadar birlikte çalıştığı mesai arkadaşlarına teşekkür ederek, "Sayın Bakanımıza kolaylıklar diliyorum. Yolu açık olsun. Son derece meşakkatli ancak manevi tatmini çok yüksek bir alanı devralıyor. Bihakkın yerine getireceğinden en küçük bir kuşkum yok. Bu anlamda kendisine hem başarılar diliyorum hem dualarımın her zaman kendisiyle beraber olacağını ifade etmek istiyorum." şeklinde konuştu.Törene, Bakan Göktaş'ın annesi Güler Özdemir ile babası Hasan Özdemir de katıldı.Konuşmaların ardından Göktaş ve Yanık, birbirlerine çiçek takdim etti.memurlarnet.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ kimdir
Doğum Yeri:Brüksel
Doğum Tarihi:1982
Öğrenim:Université Libre de Bruxelles Ekonomi, Siyasal ve Sosyal Bilimler Fakültesi
Yabancı Dil:Fransızca, İngilizce, Flemenkçe
Medeni Durumu:Evli
Özgeçmiş
1982 yılında Brüksel'de doğan Mahinur Özdemir Göktaş, lisans ve yüksek lisans eğitimini Université Libre de Bruxelles Ekonomi, Siyasal ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde tamamladı.2009 yılında Avrupa'nın ilk başörtülü milletvekili olarak Brüksel Parlamentosu'na seçilen Göktaş, 2019 yılına kadar Brüksel Parlamentosu Sosyal Hizmetler Komisyonu Başkanvekilliği, Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekilliği görevlerini sürdürdü.
Siyasi kariyeri boyunca kadın istihdamı, kadın girişimciliği, kadına karşı şiddet, aile içi şiddet ve fırsat eşitliği, çevre ve şehircilik konularında hem Brüksel parlamentosunda hem de STK'larda çalışmalar yaptı.Ayrımcılık ve İslamofobi ile mücadelede de aktif rol üstlenen Göktaş, 2015 yılında Ermeni soykırımı iddialarını tanımadığı gerekçesiyle partisinden ihraç edildi ve görevini bağımsız milletvekili olarak sürdürdü.
2019 yılında Belçika'da yaptığı çalışmalarından dolayı Kral Leopold Devlet nişanına layık görüldü.
Fransızca, İngilizce, Flemenkçe bilen Göktaş, 2020 yılında Türkiye'nin Cezayir Büyükelçisi olarak atandı.2019 yılından bu yana İslam İşbirliği Teşkilatı Kadın Danışma Komisyonu üyeliği görevlerini de sürdüren Mahinur Özdemir Göktaş, evli ve 2 çocuk annesidir.
262 0 06.06.2023

Şehit Yetimleri
Şehit çocuklarını seçimde kullanacaklar iddiasiCHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, AKP'nin CHP logosu ile birlikte terör örgütü PKK'nın kadrolarını tanıtan sahte afiş hazırladığı ve astıracağı bilgisine tepki gösterdi. Özkoç, seçimlere dört gün kala milleti sağduyuya çağırarak, AKP'nin kirli propagandasına kanılmaması gerektiğini belirtti.CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, AKP'nin; CHP logosu ile birlikte terör örgütü PKK'nın kadrolarını tanıtan sahte afiş hazırladığı ve astıracağı bilgisine tepki gösterdi. Özkoç, "Yarından itibaren, şehit çocuklarımızı siyasete alet etmeyi düşünüyorlar. Şehitlerimizi siyasete alet etmeyi düşünüyorlar. Milletimizin gözünün içine bakarak söylüyorum: AKP'nin kirli oyunlarını tezgahlayan İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu'nun sözlerine asla itibar etmeyiniz. AKP'nin kirli propagandasına kesinlikle kanmayınız. Bunların hepsi bir düzmecedir. Yenildiklerini biliyorlar. Yoksulluğu, fukaralığı, enflasyonu, işsizliği yenemediler; ama milletimizi seçimlerde yenmek için çeşitli entrikalar yapıyorlar. Başaramayacaklar" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç; CHP Genel Başkan Başdanışmanı Tuncay Özkan'ın AKP'nin 81 ilde CHP logosu ile birlikte silahlı terör örgütü PKK'nın kadrolarını tanıtan afişler asacağı yönündeki açıklamasını değerlendirdi. Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Düzce mitingi öncesinde ANKA Haber Ajansı'na konuşan Özkoç, şunları söyledi:
"ŞEHİTLERİMİZİ SİYASETE ALET ETMEYİ DÜŞÜNÜYORLAR"
"Aynı duyumu biz de aldık. Yarından itibaren, şehit çocuklarımızı siyasete alet etmeyi düşünüyorlar. Şehitlerimizi siyasete alet etmeyi düşünüyorlar. Sahte ses kayıtları üretip Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili, bizim bugüne kadar mücadele ettiğimiz PKK terör örgütü ile sanki bir konuşması varmışçasına propaganda yapmayı düşünüyorlar. Her yerde insanları ayrıştırmayı ve birbirine karşı savaştırmayı düşünüyorlar. Ama seçimlere dört gün kaldı, başaramayacaklar.
"HİÇBİR KİRLİ PROPAGANDAYA ALET OLMASINLAR"
Kesinlikle milletimizi sağduyuya çağırıyoruz, bu dört gün içerisinde. Hiçbir kirli propagandaya alet olmasınlar. PKK terör örgütü ile masaya oturan Recep Tayyip Erdoğan'dır. Osman Öcalan'ı, kırmızı bültenle aranırken televizyona çıkartan Recep Tayyip Erdoğan'dır. YPG ve PYD gibi örgütlerin liderlerini Türkiye'de; kırmızı halıyla, resmi olarak karşılayan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarıdır. Bütün bunlar Türkiye'de yaşanmıştır. Buna rağmen milletimizin sağduyusu ile bugünlere kadar geldik. Fetullahçı Terör Örgütü'nü de besleyen, yardım ve yataklık yapan gene AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan'dır.
"SÜLEYMAN SOYLU'NUN SÖZLERİNE KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ"
Buradan bir kez daha milletimizin gözünün içine bakarak söylüyorum. AKP'nin kirli oyunlarını tezgahlayan İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu'nun sözlerine asla itibar etmeyiniz. AKP'nin kirli propagandasına kesinlikle kanmayınız. Bunların hepsi bir düzmecedir. Yenildiklerini biliyorlar. Yoksulluğu, fukaralığı, enflasyonu, işsizliği yenemediler; ama milletimizi seçimlerde yenmek için çeşitli entrikalar yapıyorlar. Başaramayacaklar. Millet İttifakı kazanacak. ve Türkiye hak ettiğini alacak.
"NOT DEFTERİMİZ DE VAR. KİMLERİN NE YAPTIĞINI BİLİYORUZ, NASIL YAPTIĞINI BİLİYORUZ"
Muharrem Erkek, seçim konularından sorumlu Genel Başkan Yardımcımız. O YSK'ya başvuruda bulundu. Hukuki açıdan da gerekli yerlere müracaat ettik. Sonuna kadar yasal olarak mücadele ediyoruz. Ama bunu yapanlardan da ayrıca hesap soracağız. Not defterimiz de var. Kimlerin ne yaptığını biliyoruz, nasıl yaptığını biliyoruz. Bunlardan hesap soracağız."
TUNCAY ÖZKAN'IN AÇIKLAMASI
CHP Medya ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Tuncay Özkan, bugün yaptığı açıklamada, ""İktidar 81 ilde CHP logolu PKK afişleri asacak. Seçimi kaybediyorlar. YSK'nın derhal bu kirli propagandayı engellemesi lazım. Onları PKK terör örgütü de kurtaramayacak. Yine PKK'nın kanatları altına sığındılar" dedi.
333 0 09.05.2023

Şehit ve Gazi Aileleri
Gaffar Okkan ve 5 polisi şehit etmenin cezası 16 yılda bittiDiyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 koruma polisini şehit eden 10 Hizbullah tetikçisi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış olmalarına rağmen sadece 16 yıl tutuklu kalıp, tahliye edildi. Tümü salıverilen suikast faillerinden cezaevinde tek bir tutuklu ve hükümlü bile yok.Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile koruma polisleri Mehmet Kamalı, Mehmet Sepetçi, Selahattin Baysoy, Atilla Durmuş ve Sabri Kün 24 Ocak 2001'de Şehitlik semtindeki Sezai Karakoç Bulvarı üzerinde uğradığı suikast sonucu şehit edildi.Hain suikast 17 Ocak 2000'de İstanbul Beykoz'daki Kavacık Villalarında öldürülen Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu'nun ölüm yıldönümüne denk getirildi.Tetikçiler, üzerinde ‘Polis' yazılı reflektörlü yelekler giyerek ellerindeki uzun namlulu silahlarla akşam karanlığında pusuda beklerken, çevrede toplanan meraklı vatandaşlara da, “Birazdan savcı gelecek, tatbikat yaptıracağız. Bir Hizbullah tetikçisini yakaladık. Burada beklemeyin” dediler.
Ardından şehit müdürün makam aracı ve koruma eskortu belirince hain ellerdeki namlular ölüm kusmaya başladı.Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile 5 koruma polisi olay yerinde şehit olurken, 6 polis de yaralandı. Otopsi raporuna göre şehit müdürün baş ve vücudundan 17 mermi çekirdeği çıkarıldı.
Teröristler ‘Sigorta atışı' denilen kesin sonuç alma amacıyla şehit müdürün makam aracını çapraz ateşe alıp kontrolden çıkmasını sağladıktan sonra, aracın arka kapısını açarak yakın mesafeden Okkan'ı taradı, ardından da pimi çekilmiş el bombalarını üzerine bıraktı.Bombaların da patlamasıyla Okkan'ın uzuvları koparken, vücudu şarapnel parçalarıyla paramparça oldu. Olay yerinden 468 adet boş kalaşnikof kovanı toplandı ve bunların 16 ayrı silahtan atıldığı kriminal polis labotaruvarınca yapılan incelemeyle belirlendi.
Suikastın aydınlatılması, faillerin yakalanması için dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın koordinasyonunda Hizbullah uzmanlarından oluşan özel birim kuruldu. Suikastta bizzat silah kullanan Hasan Sarıağaç Diyarbakır'da, ağabeyi Hüseyin Sarıağaç ile eniştesi Bedri Esmer Elazığ'da, Şafi Demirdağ Batman'da polisle girdikleri çatışmalarda öldürüldü.Bunlardan Hasan Sarığaç'ta ele geçen kalaşnikof tüfek ve bir adet Takarov marka tabancanın kriminal incelemesinde suikastta kullanıldığı, Okkan'ın vücudundan çıkan mermi çekirdeklerinin bizzat Hasan Sarıağaç'ta ele geçen Takarov silahtan atıldığı tespit edildi. Sarıağaç'ın parmak izleri de makam aracında çıktı.
Elazığ'da barındığı hücre evine yapılan baskında Cihan Karadavut, Cevdet Yeşilay ve Ali Şahin adlı polisleri şehit ettikten sonra ölü ele geçirilen Hüseyin Sarıağaç'ta ele geçen MP-5 otomatik silahın ise Okkan'ın şehit edilen koruma polisinden gasp edilen silah olduğu belirlendi.Suikastın sağ yakalanan 10 faili de kapatılan Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılandı, tümü ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı ve bu cezaları Yargıtay tarafından onanıp kesinleşti.
Ancak 24 Haziran 2018'deki genel seçimlerinde HÜDA-PAR'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleme kararı alması, devamında 31 Mart 2019'daki yerel seçimlerinde HÜDA-PAR'ın Güneydoğu'da belediye başkanı adayı çıkarmayıp Akp'li adayları destekleyeceğini açıklamasıyla, iddiaya göre şehit Emniyet Müdürünün katillerine tahliye yolu açıldı.Bunlardan Servet Yoldaş, Suat Çetin, Şener Dünük, Veysi Şanlı, Bedran Salamboğa, Abdulkadir Aktaş, İbrahim Gürceğiz, Mustafa Bozkurt, Recep Dünük ve Mehmet Fidancı ‘yargılamanın yenilenmesi' adı altında haklarında ayrı ayrı infaz durdurma kararı verilerek tahliye edildil.
Gaffar Okkan 2001 yılında şehit edildiği için 2018 yılında tahliyeleri başlayan tetikçilerin ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olmalarına rağmen sadece 16 yıl hapis yatıp serbest kaldıkları belirlendi.Karara tepki gösteren şehit yakınları, hırsızlık ve gasp suçu işleyenlerin bile 16 yıldan fazla hapis yattığını, bir ilin emniyet müdürü ile 5 korumasını şehit eden teröristlerin 16 yılda serbest kalmalarının hiçbir hukuka, vicdana sığmadığını belirterek, tahliye kararlarına tepki gösterdi.
7'Si 22 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN YAKALANAMADI
Suikastın faillerinden tetikçiler Haşim Alabalık, Necmettin Şanlı, Murat Aktaş, Mehmet Yasin Aydın, Adem Ceylan, Ramazan Kınay ile Naim Altındağ suikastın üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen halen yakalanamadı.sözcü
231 0 08.05.2023

Yurt İçi Operasyonlar
Akar: Son 8 günde 39 terörist etkisiz hale getirildiAKP'den Kayseri milletvekili adayı gösterilen Akar, Kayseri Niğdeliler Derneğince düzenlenen “Niğdeliler Buluşması”nda yaptığı konuşmada, büyük ve güçlü Türkiye için çalıştıklarını belirtti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada sözü dinlenen bir ülke haline geldiğini ifade eden Akar, seçimden sonra bunu daha da ileri götüreceklerini bildirdi.Seçim döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve onun liderliğindeki Türkiye'yi sevmeyenlerin tezvirat yaptığını bildiren Akar, “Niye? Dediklerini yapmıyoruz. Yapmayacağız. Biz sadece ülkemizin hak ve menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapacağız.” diye konuştu.Batı'daki gazete ve dergilerin tezviratlarına dikkati çeken Akar, “Bunlar güya gerçekleri, doğruları anlatan saygın basın kuruluşları. Şu anda biraz menfaatlerine ters olduğu için her türlü tezviratı, yalanı yapıyor, her türlü gerçek dışı çalışmalarını sürdürüyorlar. Bunların kabul edilmesi mümkün değil. Bunun görülmesi lazım.” açıklamasında bulundu.Mehmetçiğin terörle mücadeleye kararlılıkla devam ettiğini, Irak'ın kuzeyindeki terör yuvalarının tek tek teröristlerin başlarına yıkıldığını, Suriye'nin kuzeyinde kurulmak istenen terör koridorunun parçalandığını, teröristlerin kazdıkları çukurlara gömüldüğünü ifade eden Akar, “Terör bitmedi, mücadele aynı kararlılık ve azimle artan bir tempoda devam ediyor. Son 8 günde 39 terörist etkisiz hale getirildi.” dedi.Sözcü
121 0 06.05.2023

Şehit ve Gazi Aileleri
Şehit Aileleri ve Gazilere silah ruhsatında kalaylık sözü verdi iddiasıSüleyman Soylu, Eyüp'te Şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınlarıyla iftarda buluştu. Doğum günü olan gazilerin doğum günlerinin kutlandığı iftar yemeğinde konuşan Soylu, Gazilerimizin silah ruhsatıyla ilgili bir süresizlik meselesi var. Yarın sabah itibariyle talimat vereceğim. Yönetmeliğin hemen değişmesini sağlayacağım dedi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınlarıyla, Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Eyüpsultan Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. İftar yemeğinde konuşan Soylu, Siz muazzezsiniz. Çünkü bu devlete; ya evladınızı verdiniz, ya kardeşinizi verdiniz. ya genç yaşta eşinizi verdiniz. Ama bir gün olsun bunun sitemini yapmadınız. Bir söz var ki, bizim hepimizi tel tel eriten bir söz var. Hangi şehit cenazesine gitmişsem, hangi gazimizi ziyaret etmişsem, bir tek söz duyuyorum. O söz, hem de acının en yüksek olduğu bir anda, sevgilisini, evladını, can pare babasını kaybettiği o zor anında dahi, bir tek söz. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu sözü duyamazsınız. Eğilirsiniz, başınız sağ olsun dersiniz. Öteki taraftan size öyle bir cevap gelir ki, sarsılır yerinizde durursunuz, 'vatan sağ olsun' der. Size mahcup olmaktan, sizi üzmekten, size bir eksiklik yapmaktan sürekli ürküyoruz ve korkuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yönettiği Türkiye'de, şehit aileleri baş tacıdır. Gazilerimiz, o onur nişaneleri vücudunda olan gazilerimiz bizim baş tacımızdır dedi.Soylu, gazilerin silah ruhsatıyla ilgili sıkıntısının olduğuna dikkat çeken Soylu, Bir meseleniz var. Bu benim üzerimde bir borçtur. Gazilerimizin silah ruhsatıyla ilgili bir süresizlik meselesi var. Yarın sabah itibariyle talimat vereceğim. Yönetmeliğin hemen değişmesini sağlayacağım şeklinde konuştu.
287 0 19.04.2023

Gündem
Son 4 yılda 273 Hizbullahçı terörist tahliye edilmiş5 yıl önce başlayan HÜDA-PAR ve AKP yakınlaşması sonrası gerçekleşen toplu Hizbullah tahliyelerinde rakamlar netleşti. Adalet Bakanlığı istatistiklerine göre, 2018 yılına kadar cezaevlerinde 295 Hizbullah hükümlüsü olduğu, şu anda ise sadece 22 hükümlünün kaldığı belirlendi.
24 Haziran 2018 seçimlerinde HÜDA-PAR, cumhurbaşkanı adayı çıkarmayacaklarını ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleme kararı aldıklarını kamuoyuna deklere etti.Bu kararın ardından 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde ise Güneydoğu'nun birçok ilinde aday çıkarmayıp AKP'li adayları destekleyeceklerini kamuoyu ile paylaştı. Bu açıklamalardan sonra HÜDA-PAR'ın Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'nun da içinde yer aldığı HÜDA-PAR yöneticileri Erdoğan'ı külliyede ziyaret etti.Bu ziyaret sonrasında Adalet Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, Hizbullah terör örgütünden ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılan ve cezaları Yargıtay tarafından onanan tetikçilerin tutuklu bulundukları cezaevlerini ve sayılarını tasnif etti.Bakanlık, hükümlü Hizbullah tetikçilerinin hali hazırda kaç yıldan beri tutuklu bulunduklarını, hangi mahkemelerde yargılanıp cezalandırıldıklarına dair il başsavcılıklarıyla da yazışma yaptıktan sonra tahliye süreci başladı. Toplu tahliyeler için en uygun formülün “Yargılamanın yenilenmesi” olacağı yönünde mutabık olundu.
TALEPLERİ JET HIZIYLA İŞLEME KONULDU
Tahliye olanların neredeyse tamamının avukatlığını üstlenen HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'nun aktif siyasete atılmasıyla tetikçilerin yargılandıkları dosyalara vekâlet sunan avukatlar mahkemelerden yeniden yargılama talebinde bulundu.Hükümlü Hizbullahçılar da cezalandırıldıkları mahkemelere müracaatta bulunarak, kapatılan Devlet Güvenlik Mahkemelerinde askeri yargıç bulundurulduğu için adil yargılanmadıklarını, gözaltında ifade verirken avukat bulundurulmadığını, uzun yargılama nedeniyle davalarının makul süre içinde sonuçlandırılmadığı için mağdur edildiklerini, gözaltında işkence gördüklerini ileri sürüp bu nedenle yeniden yargılanmak istediklerini talep ettiler.
Talepler jet hızıyla işleme alınarak her hükümlü için ayrı ayrı yeni dava dosyaları oluşturulduktan sonra 2018 yılında başlayan tahliyeler gruplar halinde 2021 yılının Nisan ayına kadar devam etti.Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün istatistiklerine göre, 2018 yılı Ocak ayı itibariyle Türkiye'nin farklı illerinde tutuklu bulunan ve haklarındaki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları Yargıtay tarafından onanarak kesin hükme bağlanan 295 Hizbullah tetikçisi bulunduğu öğrenildi.Şu anda ise halen 22 Hizbullah tetikçisi hükümlünün farklı cezaevlerinde cezalarını çektikleri belirlendi. Bu hükümlülerin tahliye taleplerinde bulundukları, ancak yargılandıkları mahkemelerin başkan ve üyelerinden oluşan heyetteki yargıçların, tamamen hukuka aykırı, mevzuat dışı bu tahliye taleplerine karşı çıkıp kanunlara sıkı sıkıya bağlı oldukları için tahliye talepleriyle ilgili ret kararı verdikleri öğrenildi.Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 4 yılda yüzlerce cinayetin faili olmaktan hüküm giymiş 273 Hizbullah tetikçisinin yeniden yargılamayla serbest bırakıldıkları, davalarının ise tahliye tarihlerinin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen halen bir nihai karara bağlanmadığı anlaşıldı.sözcü
212 0 12.04.2023

Yurt İçi Operasyonlar
58 Hizbullah tetikçisi terörist tahliye edilmişDiyarbakır, Mardin ve Batman'da 183 cinayetin faili olmaktan yargılanıp ömür boyu hapisle cezalandırılan ve bu cezaları Yargıtay tarafından onanarak kesin hükme bağlanan 58 Hizbullah tetikçisinin daha “Yeniden yargılama” adı altında sesiz sedasız tahliye edildikleri ortaya çıktı.Hükümlü Hizbullahçılar, DGM'lerde askeri yargıç bulundurulduğu için adil yargılanmadıklarını, gözaltında ifade verirken avukat bulundurulmadığını, OHAL kanununa dayanarak uzun süre gözaltında tutulduklarını, bu süre zarfında işkence ve kötü muamele gördüklerini, davalarının makul süre zarfında sonuçlandırılmadığını gerekçe gösterip “Bizi yeniden yargılayın” dedi.
Bu talepleri jet hızıyla kabul eden Ağır Ceza Mahkemeleri yeni esas numaralarıyla duruşma bile açmadan dosya üzerinden teker teker yargılamanın yenilenmesi talebini kabul ederek hükümlü Hizbullahçılar hakkında ayrı ayrı infazın durdurulması kararı verip serbest bırakılmalarına karar verdi.CMK'ya göre “Bir davanın esasını etkileyecek düzeyde somut deliller ortaya çıkmadığı müddetçe yargılamanın yenilenmesi yapılamaz” hükmü bulunuyor.Hizbullah hükümlülerinin tahliyelerinin bundan önceki tahliyelerde olduğu gibi HÜDA PAR'ın 24 Haziran 2018'deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleme kararı ile 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde aday çıkarmayıp Güneydoğu'da Akp'li adayları destekleyeceğini deklere ettiği tarihe denk gelmesi de dikkatlerden kaçmadı.Hizbullah saldırılarında yaralandıkları için davada mağdur ve müşteki olarak yer alanlar ile yakınlarını kaybeden ailelere ise yasa gereği taraf oldukları için tebligat yapılması gerekirken, ailelere tebligat gönderilmeyerek tahliye kararlarına karşı üst mahkemeye itiraz etmelerinin de önüne geçildiği belirlendi.
Tahliye edilenler arasında IŞİD'in Türkiye Emiri olmak suçundan 15 yıl hapisle cezalandırılan Ebu Hanzala kod adlı Halis Bayancuk'un babası Hizbullah'ın üst düzey yöneticilerinden olan ve onlarca kişinin kaçırılarak sorgulanıp öldürülmesi emrini veren Hacı Bayancuk ile Diyarbakır'da bir hücre evi baskınında Özel harekat polisi Adem Bayrakçı'nın şehit olduğu operasyondan kaçan Mehmet Çiçek de bulunuyor. 58 Hizbullahçının isim ve tarih sıralamasına göre tahliye tarihleri şöyle:
İŞTE SERBEST KALAN 58 HİZBULLAH TETİKÇİSİ
Mehmet Selim Özdemir (18.01.20219), Hacı Bayancuk, Abdurrahim Doksal, Mehmet Fidancı, Aydın Tamaç (25.01.2019), Mehmet Beşir Acar, Ahmet Durmaz (28.01.2019), Abdulaziz Çelik, Mehmet Özcan, Mustafa Ozan, Ramazan Kalkan (07.02.2019), Mehmet Aksa, Turgay Bilge, Hasan Kutulman, Şevket Aktaş (12.02.2019), Hayrettin Beçene (13.02.2019), Mehmet Ali Çelik (01.03.2019), Sezai Orak (02.03.2019), Vedat Gören (12.03.2019), Edip Balık, Mehmet Çiçek, Celal Işık (13.03.2019), Faruk Kuzu (14.03.2019), Aydın Dağlı, Fırat Öztepe, Şahabettin Başaran, Cihan Yeşil, Ekrem Başar, İsmet Ökmen, Metin Coşkun, Mustafa Yaşar, Fikri Boylu (15.03.2019), Şahin Büyük, Hacı Güneş, Tekin Değişgeç, Ferit Filitoğlu, Mehmet Latif Pamuk, Hüseyin Güney, Abdullah Gülcan, Mehmet Cahit Gündüz (26.03.2019), Mehmet Sevinç (29.03.2019), Gülsan Aydın, Muhammet Beşir Toprak, Eyüp Bozkurt, Hasan Gezen, Vahdettin Edebali, Emin Tenşi, Selçuk Atasoy, Mehmet Tarduş, Abdullah Deniz, Orhan Tekteki, İrfan Aydın (08.05.2019), Mehmet Turhan Çelik (09.05.2019), Sabri Çaçan (18.06.2019), Hüsret Direkçi (11.05.2020), Enver Tekin (31.05.2019), Mehmet Şerif Çelik (15.10.2020), Hasan Gündüz (31.03.2021)
183 KİŞİNİN KATİLLERİ
Hizbullah tetikçilerinin öldürdüğü aralarında gazeteci, cami imamı, öğretmen, üniversite öğrencisi, sendikacıların da yer aldığı 183 kişinin isimleri şöyle:Abdullah Ay, Mehmet Keleşoğlu, İhsan Güneşli, Halis Güneyli, Mehmet Hamit Fidancı, Kemal Türk, Cahit Tekdemir, Mahmut Ergün, Müfit Ek, İbrahim Kaygan, Mehmet Şah Tekalp, Mustafa Akcan, Recep Kutlay, Cengiz Baskın, Ali Demir, Yücel Feridun Nergiz, Übeydullah Dalar, Aziz Yıldırım, Metin Balaban, Mehmet Mahmut Önen, Şeyhmus Akın, Mehmet Kadri Koyuncu, Kemal Güçer, Yasin Özalp, Hatip Pirizade, Aziz Başak, Musa Bakışkan, Yılmaz Gökçe, Haydar Kaya, Ender Aktaş, Hüseyin Tuncer, Ali Arslan, Mensur Yılmaz, Mizbah Ateş, Abdulbaki Evirgen, Abdulkadir Ay, Davut Oral, Ramazan Budak, Abdurrahim Budak, Fırat Soyvural, Abdurrahman Ata, Mehmet Şerif Çoöz, Mehmet Yeşil, Zeki Tuncer, Recep Gürceğiz, Tevfik Altuner, Cemal Açil, Mehmet Payam, Rüstem Akan, Mehmet Erten, İdris Çelik, Yusuf Solmaz, Mehmet Nuri Demiralp, Mehmet Ali Eroğlu, Adem Keser, Salih Keser, Ramazan Deniz, Haydar Aslan, Zeki Adıyaman, Reşit Kılıç, Feruşah Er, Mehmet Şerif Gök, Süleyman Okan, Garip Can, Recep Onur, Ferit Yonca, Ahmet Sulak, Nazmi Çaka, Ahmet Pekyen, Hamdullah Önemli, Ferhan Yıldırım, Nezir Çiçek, Mesude Kartal, Nuri Çoban, Mehmet Hafif Ak, Halil Pekaçar, Yaşar Şaşkın, Mehmet Emin Kahraman, Şaban Elaltunterin, Mehmet Elaltunterin, Murat Kurtboğan, Halit Aslangiray, Mehmet Şah Tangüner, Yasemin Aslan, Abbas Turan, Zülküf Engin, Mehmet Çağap, Şafi Sünmüş, Sadık Sezer, Sadık Kortak, Mehmet Şirin Kaya, İlhan Böçkün, Kenan Aydın, Ahmet Şeran, Bedri Akkurt, Bayram Güleç, Ensar Akalp, Abdurrahman Bakır, Mehmet Sincar, Metin Özdemir, Mehmet Sabri Daş, Mehmet Özdemir, Mehmet Emin Gezer, Metin Akyıldız, İrfan Akyıldız, Hüseyin Akyıldız, İsa Gök, Reşit Gök, Murat Yıldız, Abdurrahim Yıldız, Teğmen Demir, Dündar Çelebioğlu, Abdulmenaf Akdo, Habip Kılınç, Mehmet Emin Gezer, Seyfettin Özdemir, Abdurrahim Budak, Mustafa Biricik, Mustafa Koçak, Köksal Bulut, Ramazan Toprak, Çetin Gidici, Medeni Göktepe, Yusuf Solmaz, Mehmet Mehdi Suna, Fuat Suna, İhsan Mehmetoğlu, Selahattin Demir, Rüstem Akan, Zahir Balam, Mehmet Sabri Daş, Mehmet Sağlam, Rebih Çabuk, Sefer Cerf, Mehmet Beşir Duygun, Ahmet Artık, Abdulhakim Aslan, Alaattin Kutlubay, Metin Demir, Reşit Kılıç, Sabri Şeker, Şakir Sağır, Selim Koyuncu, Mehmet Zeki Tunçer, Sabri Özdemir, Hasan Yılmaz, Mehmet Yaşar Buluş, Mehmet Erten, Ali Erdoğan, Mehmet Yılmaz, Hasan Baran, Alican Başak, Mahsum Erol, Mehmet Nesim Ormancı, Süleyman Güler, Adil Bayuk, Şemsettin Aytemur, Mehmet Emin Deniz, Tahir Demir, Ömer Faruk Aksan, Abidin Geleri, Mehmet Ayan, Fırat Atalay, Muhittin Karaaslan, Celal Baldan, Fadıl Alay, Selahattin Gençol, Zeki Murat Yıldırım, Abdurrahman Aslanhan, Ali Şahap Salık, Mehmet Altuntaş, Ali Oral, Abdulkadir Yücel, Yakup Yıldız, Halis Kaçar, Garip Can, Recep Oyur, Tahsin Kaplan, Ferit Yonca, Ahmet Sulak, Ahmet Pekyen, Recep Eren, Ubeydullah Eren.Serbest kalan 58 tetikçinin 183 kişinin öldürülmesinin yanı sıra 306 kişinin de satır ve silahla ağır yaralandığı saldırılarda bizzat yer aldıkları bildirildi.sözcü
323 0 10.04.2023

Şehit ve Gazi Aileleri
İl Müdürü Şehit ailesi ile iftar yemeği yediBiz Büyük Bir Aileyiz, Şehit Yakınlarımızla Birlikteyiz” projesi adı altında şehit ailesinin sofrasına ortak olundu.Proje kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Yozgat İl Müdürü Abdullah Neşeli, şehit Bayram Karadaş'ın ailesi ile iftar yaptı.Şehit Yakınları ve Gaziler Birim Sorumlusu İhsan Kuşcu'nun katıldığı iftar yemeğinde şehit babası Avni ve annesi Hafize Karadaş ile sohbet eden İl Müdürü Abdullah Neşeli, iftarda bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.Aileye misafirperverliklerinden dolayı teşekkür eden Neşeli, açıklamasına şu şekilde devam etti; “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Derya Yanık ve Valimiz Sayın Ziya Polat'ın selam, iyi dilek ve sağlık temennilerini ileterek Necip milletimizin kahraman evlatları olan aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz milletimizin en kıymetli değerlerindendir ve yerleri her zaman başımızın üzerindedir. Şehitlerimizin anneleri, babaları, eşleri, çocukları ile gazi ve aileleri bizlere emanettir. İl Müdürlüğü olarak her zaman emirlerinde, tüm kalbimizle bir ve beraberiz. Aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, kahraman gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyoruz. Rabbim kıymetli şehit ailelerimizin ve kahraman gazilerimizin gönüllerini hoş, ömürlerini bereketli eylesin. Şehitlerimiz ve ahirete irtihal eden gazilerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun.
228 0 06.04.2023

Gündem
Irak'tan beklentimiz PKK yı terör örgütü olarak tanımasıdırCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Iraklı kardeşlerimizden beklentimiz, PKK'yı terör örgütü olarak tanıması ve topraklarını bu eli kanlı terör örgütünden temizlemesidir." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi.İkili ve heyetler arası görüşmelerin ardından Erdoğan ve Şiya es-Sudani ortak basın toplantısı düzenledi.Erdoğan, Irak Başbakanı Şiya es-Sudani'nin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Irak halkına ve hükümetine, Türkiye'nin deprem felaketiyle mücadelesinde sergiledikleri dayanışma için teşekkür etti.Bu ziyareti, Irak halkının dostluğunun bir nişanesi olarak gördüğünü söyleyen Erdoğan, “Devlet-millet el ele vererek dost ve kardeşlerimizin de desteğiyle inşallah depremin yaralarını saracak, afetin izlerini de kısa sürede sileceğiz.” diye konuştu.
Başbakan Şiya es-Sudani ile görüşmelerinde, ikili ilişkileri tüm boyutlarıyla ele aldıklarını dile getiren Erdoğan şunları kaydetti.Terörün her türlüsüne karşı topyekûn mücadele kararlılığımızı teyit ettik. Basra'dan Türkiye sınırına uzanan kara ve demir yolu ulaştırma koridoru inşasına yönelik ‘Kalkınma Yolu Projesi'nin hayata geçirilmesi için birlikte çalışma kararlılığımızı vurguladık. Bu vesileyle de bu çalışmayı yürütecek olan bakan arkadaşlarımızı görevlendiriyoruz. Kabul ettiğimiz Ankara Bildirisi ile bu hedef doğrultusunda ortak çalışma irademizi gösteren kritik bir adım attık.Kalkınma Yolu sadece Türkiye ile Irak için değil, tüm bölge için stratejik öneme haiz, yüksek bir projedir. Bu yolun inşasıyla ortaya çıkacak katma değerden, Avrupa'dan Körfez'e kadar geniş bir coğrafyada milyonlarca insan faydalanacaktır. Bölgesel işbirliğini güçlendirecek, ticaretimizi geliştirecek, beşeri münasebetlerimizi tahkim edecek bu projeyle, diğer kardeş ülkelerin de yakından ilgilendiğini biliyoruz. İnşallah onların da katılımıyla ‘Kalkınma Yolu Projesi'ni bölgemizin yeni İpek Yolu haline dönüştüreceğimize inanıyorum.Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili ticareti daha da artırma noktasında Irak'la aynı hassasiyetleri paylaştıklarını, iş insanlarının ve vatandaşların karşılaştıkları sorunların çözümüne dair fikir teatisinde bulunduklarını da aktardı.
Bunların yanı sıra güncel bölgesel konuları değerlendirme fırsatı bulduklarını söyleyen Erdoğan şöyle devam etti Türkiye, Irak halkının gerçek dostu olduğunu her vesileyle ispat etmiştir. Irak'ın siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün en büyük savunucusu da yine Türkiye'dir. Komşular arasında zaman zaman anlayış farklılıkları ortaya çıkabilir. Türkiye ve Irak, komşuluk hukuku çerçevesinde bunları çözme kararlılığını daima göstermiştir. Bugün de aynı iradeyi ve ortaklık ruhunu devam ettiriyoruz.Bizler, terörün acısını ve kanlı yüzünü çok iyi bilen, bunun bedelini ödemiş ülkeyiz. Terörizmin her türlüsüne karşı mücadele etmeyi görev addediyoruz. Sayın Başbakanla görüşmemizde ağırlıklı olarak PKK, DEAŞ ve FETÖ gibi terör örgütleriyle mücadelemizi de ele aldık. Bu örgütlerin her iki ülke için de tehdit oluşturduğu açıktır. Iraklı kardeşlerimizden beklentimiz, PKK'yı terör örgütü olarak tanıması ve topraklarını bu eli kanlı terör örgütünden temizlemesidir.Erdoğan, Türkiye olarak terörle mücadelede Irak'la her türlü işbirliğine hazır olduklarının altını çizdi.
“MESELELERİN ÜSTESİNDEN İŞBİRLİĞİ İLE GELEBİLİRİZ”
Cumhurbaşkanı su meselesini, çatışma değil müşterek çıkarlara hizmet edecek bir işbirliği alanı olarak değerlendirdiklerini, Irak'ın karşı karşıya bulunduğu acil su sıkıntısının farkında olduklarını söyledi.Türkiye'de de yağışların son 62 yılın en düşük seviyesinde seyrettiğine dikkati çeken Erdoğan, “İklim değişikliğinin derinleştirdiği bir kuraklık döneminden geçiyoruz. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Irak'ın sıkıntısının giderilmesi için Dicle Nehri'nden bırakılan su miktarını bir ay süreyle imkanlar ölçüsünde artırma kararı aldık. Sınır aşan sularla ilgili meselelerin üstesinden ancak akılcı ve bilimsel işbirliği ile gelebiliriz.” diye konuştu.Erdoğan, geçen yıl 24 milyar doları aşarak rekor kıran Türkiye ve Irak'ın, ticaret hacmini daha da artırma potansiyeline sahip olduğunu işaret ederek şunları kaydetti Şüphesiz bu hedefe ulaşmak için ticaretin önündeki tarife dışı engel ve kısıtlamaların kaldırılması gerekiyor. Kardeşim Sudani ile bu hususta hemfikir olduğumuzu memnuniyetle gördüm. Sayın Başbakan'a eşlik eden heyette Türkmen soydaşlarımızın da yer alması, bizleri ayrıca sevindirmiştir. Dost ve kardeş Irak halkına şahsım ve milletim adına en kalbi selamlarımı iletiyorum. Milletimizle birlikte Irak'taki tüm kardeşlerimizin baharın müjdecisi olan Nevruz Bayramı'nı tebrik ediyorum.”
158 0 21.03.2023

Şehit Mevlit ve Anma
Çanakkale'de şehit olan Azerbaycan askerlerinin anısına yapılan Azerbaycan Anıtı açıldıÇanakkale'de 1915 yılında Türk topraklarının hürriyeti için yapılan muharebelerde şehit olan Azerbaycan askerlerinin anısına yaptırılan Azerbaycan Anıtı, 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 108'inci yıl dönümünde açıldı.Çanakkale Deniz Zaferi'nin 108'inci yıl dönümünde açılış töreni gerçekleştirildi. Temel atma törenine Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız, Eceabat Kaymakamı Mustafa Çiftçiler, Çanakkale Belediye Başkan Vekili Süleyman Canpolat, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Mammadov, ve çok sayıda davetli katıldı.Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Bu anlamlı günde, bir taraftan Azerbaycan Anıtı'nın açılması günü daha önemli hale getirdi. Türkiye ve Azerbaycan iki devlet olsa da aslında tek millettir. Bu kardeşliğin simgesi olarak bu güzel anıt, Çanakkale topraklarında herkesi selamlayacaktır. Buradan Türk toprağından, Çanakkale'den Bakü'ye Karabağ, Gence'ye selam ediyoruz. Bütün Türk coğrafyasına selam ediyoruz. Bu anıt ile birlikte aramızdaki bağlar daha da güçlenecektir. Azerbaycan Anıtı buraya çok yakıştı. Hangi vatan köşesinde bir problem olsa kardeşler hemen oraya koştu. 108 yıl öncede vatanın bir köşesinde yangın vardı, bunu söndürmeye Azerbaycan'dan kardeşlerimiz Çanakkale'ye koşup geldiler. Biz de onların hatıralarını yaşatmak için bu anıtı inşa ettik. Ben Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev'in de çok takip ettiğini biliyorum. Kendisini burada misafir etmek isteriz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları ile de buradaki anıta Çanakkale'nin en güzel yerini ayırdık. Azerbaycan'dan gelen binlerce kardeşlerimizle burada buluşmak istiyoruz" diye konuştu.
129 0 18.03.2023
Şehitler

Cüneyt KandemirGürcistan 190 11.11.2025

Nihat İlgenGürcistan 96 11.11.2025

Serdar UsluGürcistan 83 11.11.2025

Gökhan KorkmazGürcistan 91 11.11.2025

Yasin KOÇYİĞİTYalova 154 29.12.2025

İlker PEHLİVANYalova 134 29.12.2025

Turgut KÜLÜNKYalova 150 29.12.2025

Emre Albayrakİstanbul 357 08.12.2025
Gaziler

Metin KuşKastamonu 1,166 04.05.2011

Muharrem ÇelikSuriye 842 10.10.2019

Ahmet KarakuşSuriye 688 31.12.2020

Hasan Hüseyin KarataşSuriye 583 13.02.2017

Mehmet DemirtaşKuzey Irak 1,224 25.10.2022

Osman Sefa TosunKuzey Irak 757 05.09.2022

Umut EşgünoğluKuzey Irak 969 28.11.2022

Bünyamin KocamanKuzey Irak 1,032 16.10.2022
Çok Okunanlar

Şehit Sayısı 20 Oldu 2 Korucu daha şehit olduŞehit Sayısı 20 Oldu 2 Korucu daha şehit olduŞehit Haberleri 94,595 06.02.2020

Cami İmamı 33 Şehit sonrası ahlaksız paylaşım yaptı serbest bırakıldıManisa'da imam Ali Metin Özyurt'un, İdlib'de 33 askerimizin şehit olması sonrası yaptığı ahlaksız paylaşım büyük tepki gördü. Gözaltına alınan imam, savcılıkta ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.Manisa'nın Alaşehir ilçesindeki bir camide imamlık yapan Ali Metin Özyurt, 27 Şubat'ta Suriye'de 33 şehit verdiğimiz saldırı sonrası skandal bir paylaşıma imza attı.
Özyurt, bir arkadaşının Facebook gönderisine “Asker veya polis olun diye kimse kafamıza silah dayamıyor. Şehadeti göze almayan godoş, anasının dizinin dibinden ayrılmasın. Bırakın ucuz ajitasyonları” şeklinde yorum yaptı.
İĞRENÇ SATIRLAR
Paylaşım yapan E.B'nin, “Kimisi çaresizlikten gidiyor hocam” yorumunu da yanıtlayan imam, şu iğrenç satırlara imza attı: Çaresizlik diye bir mazeret olamaz. Maaşın cazibesine kapılıp, asker veya polis olmayacaksın. Din, vatan, millet sevdan yoksa, bu mesleği seçmeyeceksin. Para için seçtiysen de zırlamayacaksın. Devletin şehit ve gazilere gösterdiği ayrıcalığı başka devletler göstermiyor.Tepkiler üzerine gözaltına alınan Ali Metin Özyurt, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Manisa İl Müftüğü de konuyla ilgili soruşturma başlattı. sözcü -
Son 5 Ayda Suriye'de Şehit olan Askerlerimizin bilgileri için TIKLAYIN
Yayına veren:Editör
Gündem 35,295 03.03.2020

377 Terör Gazisinin Maaşları dün itibariyle KesildiTerörle Mücadelede yaralanıp Gazi olan ve İş hakkı kanunu ile Resmi kurumlarda çalışan v e yasal çalışma süresini tamamladıktan sonra emeklilik hakkı kazanan ve 01.01.2014 Tarihinden önce Emekli olan 377 Terör Gazisinin dün 17.12.2019 itibariyle Emeklilik maaşları kesildi. Türkiye Cumhuriyeti 61.Hükümeti ve Dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip ERDOĞAN'ın Başbakanlığındaki hükümet Aşağıdaki kanunu çıkarmıştır.
İlgili Kanun
2013 / 6495 sayılı kanun - 2 Ağustos 2013 CUMA –
Kabul Tarihi: 12/7/2013 - Sayı : 28726
MADDE 80 – 2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “(5434 sayılı Kanunun 18/1/1979 gün ve 2177 sayılı Kanunla değişik 64 üncü maddesinden yararlananlar hariç)” ibaresi çıkarılmış, son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanarak aylık bağlananlara aylık bağlama tarihi itibarıyla sosyal güvenlik kurumlarınca kendi sigortalılığı nedeniyle ödenmekte olan gelir ve/veya aylıkların toplamı, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesi gereğince öğrenim durumuna göre belirlenecek giriş derece ve kademesi ile 30 yıl fiili hizmet süresi esas alınarak mülga hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacak vazife malullüğü aylığının %25 artırımlı tutarından az olamaz ve bu şekilde belirlenen gelir ve/veya aylıklar ilgili sigortalılık hâlindeki aylık artışları dikkate alınarak artırılır. Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına girenler, aylıklara ilişkin hükümler hariç olmak üzere (d) bendi kapsamına girenlerin malullük hâline bağlı olarak yararlandığı haklardan da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılır. Bu Kanuna veya bu Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı ve mülga 64 üncü maddesi kapsamında aylık bağlanan malullerin, malul sayılmaları sebebiyle aylık bağlandığı tarihten önceki her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri, malullük aylığı bağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle hiçbir sebeple birleştirilemez. Bu şekilde aylık bağlanmasından önce geçen söz konusu süreler; malullük aylığı bağlanmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık hâli ile mülga 2829 sayılı Kanun uygulaması yönünden dikkate alınmayacağı gibi, sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emeklilik, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Ancak, bu Kanuna göre aylık bağlandığı tarihten sonra çalışmaya başlayanlardan, aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra olanlar için 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümleri uygulanamaz. Yukarıda belirtilen kanunlara göre malullük aylığı bağlanmasına esas alınmış hastalık ya da engellilik hâlleri ve bu hastalık ya da engellilik hallerindeki ilerlemeler, sonradan geçen çalışmalar sebebiyle yaşlılık aylığına hak kazanılması koşullarının belirlenmesinde dikkate alınmaz.”
“Bu madde hükümleri 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamındakiler ve harp malulleri hakkında da uygulanır.”
MADDE 84 – 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 2- 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlara bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir. Aynı kanunlar kapsamına giren sebeplerle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almaktayken faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri için ise; bir konut ile sınırlı olmak üzere, öncelikle dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasına konut sahibi yapmak amacıyla Toplu Konut İdaresince faizsiz olarak kredi verilir.
Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık bağlanan malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de birinci fıkra hükmünden yararlanırlar.
Bu kredinin tavan tutarı, Yüksek Planlama Kurulunca belirlenir. Kredi için yapılacak başvurulara, kredilerin kullandırılmasına, geri ödeme süre ve yöntemlerine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Toplu Konut İdaresince çıkarılan yönetmelik ile belirlenir.”
MADDE 86 – 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 1- 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarının ve sürekli işçi kadrolarının %2'sini aşağıdaki hükümlerde belirtilen hak sahiplerinin istihdamı için ayırmak ve bu madde hükümleri çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça atama teklifi yapılanları atamak zorundadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına, ilgili mali yılda 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 7 nci maddesi kapsamında yapabilecekleri toplam atama sayılarının ne kadarını bu madde kapsamında yapılacak atamalar için ayıracağı ve buna ilişkin diğer hususlar Başbakan onayı ile belirlenir.
Bu madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda belirtilmiştir:
a) 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrası, bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlar,
b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli,
c) (b) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olanlardan vazife malulü sayılanlar,
ç) 21 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında vazife malulü sayılanlar, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında aylık bağlananlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmiş veya engelli hale gelmiş olanlar ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme, müessese veya bağlı ortaklıklarda görevli olanlardan patlayıcı maddelerin üretimi, incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi sırasında oluşacak patlamalardan dolayı hayatını kaybedenler.
İstihdam hakkından;
a) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam iki kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi,
b) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
c) İkinci fıkranın (c) bendine göre malul sayılanların kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
ç) İkinci fıkranın (ç) bendine göre engelli hale gelenlerin kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,yararlanır.
Bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımaları zorunludur.
Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar, birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, istihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar ile kırk beş yaşını bitirmiş olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar ve bu durumda olanlar yukarıdaki fıkraların uygulanmasında dikkate alınmaz.
Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadrolara; ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların ise memur unvanlı kadrolara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır. Sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadrolarına yapılacak atama tekliflerinde ise hak sahiplerinin bu fıkra uyarınca öğrenim durumları itibarıyla atanabilecekleri kadro unvanları dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığınca belirlenen aynı veya eşdeğer unvanlı pozisyon ve kadrolar esas alınır.
Kamu kurum ve kuruluşları bu madde kapsamında atama yapılması amacıyla ayırdıkları %2 oranındaki kadro ve pozisyonların unvan ve sayısını her yılın şubat ve ağustos aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.
Bu madde kapsamında başvuranlardan hak sahibi olanlar İçişleri Bakanlığınca tespit edilerek, liste hâlinde her yılın mart ve eylül aylarının son gününe kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bildirilenlerin atama teklifleri, kamu kurum ve kuruluşlarının söz konusu münhal kadro ve pozisyonlarına Devlet Personel Başkanlığınca kırk beş gün içinde yapılır. Kamu kurum ve kuruluşlarınca atama yapılabilecek kadro ve pozisyonların bildirilmemesi veya unvan bazında ihtiyacın karşılanamaması durumunda Devlet Personel Başkanlığınca kapsamdaki kamu kurum ve kuruluşlarının münhal kadro ve pozisyonlarına resen atama teklifi yapılır. Atama işlemlerinin, atama teklifinin kamu kurum ve kuruluşuna intikalinden itibaren otuz gün içinde yapılması zorunludur. Atama emri ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. İlgililerin işe başlama sürelerine ve işe başlamama hâlinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657 sayılı Kanunun 62 nci ve 63 üncü maddeleri hükümleri uygulanır. Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu madde kapsamında yeniden istihdam edilemezler. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.
Bu maddenin uygulanmasında takip edilecek usul ve esaslar ile diğer hususlar; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının görüşleri alınmak suretiyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 88 – 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesine birinci ve dördüncü fıkralarından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, aynı maddenin mevcut ikinci fıkrasında yer alan “malûl, yaşlı,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hükümleri” ibaresi “ilgili diğer hükümleri” ve beşinci fıkrasında yer alan “üçüncü fıkrada” ibaresi “beşinci fıkrada” şeklinde değiştirilmiştir.
“24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkındaki Kanun veya 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenler ile vazife malulü sayılarak aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin ya da aynı kapsamda aylık almaktayken hayatını kaybedenlerin eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçileri, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanırlar.
Türk vatandaşı olan altmış beş yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise %50 indirimli olarak yararlanırlar. Bu fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar, belediyeler, belediyeler tarafından kurulan şirketler, birlikler, müessese ve işletmeler altmış ila altmış beş yaş arasında bulunan kişilerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayabilirler.”
“İlgili kurumlar, belediyeler ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketler, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alırlar. Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası mülki idare amiri tarafından uygulanır. Bu maddeye göre verilecek idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.
İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
1005 sayılı Kanun ve 3292 sayılı Kanun kapsamında vatani hizmet tertibinden aylık bağlananlar ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre harp veya vazife malullüğü aylığı bağlananların ya da 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlananların veya harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile harp veya vazife malullüğü aylığı almakta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin, bu fıkrada sayılan kanunlar veya maddeler gereğince dul ve yetim aylığı bağlananların ikametgâhlarında kullandıkları elektrik enerjisi ücreti %40'tan; belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücreti ise %50'den az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınır.”
MADDE 92 – 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve (b) bendinin üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı bendin dördüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer alan “Sivil iştirakçiler ile” ibaresi “Sivil iştirakçilere uygulanacak azami derece ve kademe, öğrenim durumları ve hizmet sınıfları itibarıyla 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yükselebilecekleri derece ve kademe;” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve mevcut üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananların bu aylıkları, aşağıdaki esaslar dahilinde yükseltilir.”
“Astsubaylar ve uzman jandarmalarda yükselinebilecek azami derece ve kademe, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda kendilerine ilişkin aylık gösterge tablosunda belirlenmiş olan en yüksek derece ve kademedir.”
“Bu madde kapsamında yapılacak olan intibak işlemlerinde, 1 Eylül tarihi esas alınır. 1 Eylül tarihi esas alınarak yapılacak olan intibak işlemlerinde, görevde iken yapılan son terfi işleminin üzerinden bir tam yıl geçmemiş olanlar hakkında izleyen yılın 1 Eylül tarihi itibarıyla intibak işlemi yapılır.”
MADDE 93 – 5434 sayılı Kanunun ek 79 uncu maddesinin birinci, dördüncü, altıncı ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“Bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi, 2330 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malullüğü aylığı üzerinden aylık bağlananlara, bu madde uyarınca ek ödeme verilir.”
“Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri, birinci derece malullere uygulanan gösterge üzerinden; aynı sebeplerle malullük aylığı almakta iken ölenlerin dul ve yetimleri ise malullerin hayatta iken maluliyet derecelerine göre yararlandıkları gösterge üzerinden ve sosyal güvenlik kanunlarına göre dul ve yetim aylığı aldıkları süre ile sınırlı olarak ek ödemeden yararlanır. Dul ve yetim sayısının bir kişiden fazla olması hâlinde, verilecek ek ödeme hak sahipleri arasında eşit olarak paylaştırılır.”
“Birinci fıkrada belirtilen hükümlere göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin, aynı sebeplerle malullük aylığı almakta olanların veya bunlardan ölenlerin çocuklarına her ay için; ilköğretimleri sırasında (1.250), ortaöğretimleri sırasında (1.875) ve yükseköğretimleri sırasında (2.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda eğitim ve öğretim yardımı yapılır. Bu yardımlar, yılda bir kez olmak üzere, bulunulan yılın Eylül ayında geçerli olan memur aylık katsayısına göre hesaplanarak 1 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında ve öğrenim durumunu gösterir belge ile birlikte yapılacak talep tarihindeki öğrenim seviyesi esas alınmak suretiyle toptan ödenir. 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında faaliyet gösteren özel eğitim okullarında eğitim alanlar da bu fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlanırlar.”
“Birinci fıkrada belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuatına göre aylık bağlanan malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları sebebiyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de yukarıdaki esaslar dahilinde ek ödeme ile eğitim öğretim yardımından yararlanırlar.”
MADDE 95 – 5434 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 225- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp malullüğü veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlar ile bunlardan aylık almakta iken ölenlerin veya anılan madde ve kanunlara göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebiyle hayatını kaybedenlerin dul ve yetimleri; bu maddeyi düzenleyen Kanunla ana ve babalara aylık bağlanabilmesine ilişkin olarak bu Kanunun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişikliklerin, bağlanmış olan aylıkların intibak suretiyle arttırılmasına ilişkin ek 77 nci maddesinde yapılan değişikliklerin, ek ödeme ve eğitim öğretim yardımı verilmesine ilişkin olarak ek 79 uncu maddesinde yapılan değişikliklerin durumlarına uygun hükümlerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki döneme ilişkin olarak herhangi bir fark ödenmeksizin ilgili maddelerde belirlenmiş olan usul ve esaslar çerçevesinde yararlandırılırlar.
Ek 79 uncu madde kapsamında ek ödemenin beş katı tutarında yardım yapılmış olması hâlinde, bu ödemenin yapıldığı beşinci yılı takip eden ödeme dönemine kadar bir süre geçmedikçe bu maddeyi düzenleyen Kanunla ek 79 uncu maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikten dolayı ödeme yapılmaz. Beş yıllık dönemin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolmuş olması hâlinde geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmaz.
72 nci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde bu Kanunla yapılan değişiklik neticesinde, aylık bağlama şartları yeniden düzenlenen kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanmış olan aylıkları sebebiyle açtıkları davalardan feragat etmeleri hâlinde; kendilerine çıkarılmış olan borçların faize ilişkin kısmı terkin olunur, anaparaya ilişkin kısmı ise beş yıla kadar taksitlendirilir ve haklarındaki mevcut dava ve icra takiplerinden vazgeçilir. Aylık taksit tutarının kişinin gelirinin dörtte birini aşması hâlinde taksit süresi uzatılır. Ancak, adlarına borç çıkartılmış olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra vefat edenlerin vefat tarihi itibarıyla borçlarının kalan kısmı; önceden vefat edenlerin ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla borçlarının kalan kısmı tahsil edilmez ve haklarında bu amaçla dava veya icra takibi bulunması hâlinde bunlardan vazgeçilir.”
MADDE 96 – 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin birinci ve ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri veya 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez.”
MADDE 97 – 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesi ile onbeşinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinin birinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.”
“5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve bunlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.”
“Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında uzun vadeli sigorta kollarının uygulanmasına devam edilir.”
Kanunun Tamamı İçin TIKLAYIN
Yayına veren: Editör - Özel Haber
Editör Haberleri 7,104 18.12.2019

Suriye Esat Askerlerimize saldırdı 7 Şehit 4 yaralımız varSiriye' idlip'teki gözlem noktasındakı Askerlerimize yönelik Esad Güçlerinin saldırısı sonucu 4 Askerimiz Şehit oldu,birisi ağır olmak üzere 9 askerimiz yaralandı milli savunma acıklaması:Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İdlib'de çıkan çatışmada dört askerimiz şehit düşerken, biri ağır dokuz askerimizin de yaralandığı belirtildi.
İlgili Haberler
Suriye'de Askerlerimize saldırı 4 şehit 9 Yaralımız var
Erdoğan: 30-35 civarında Suriyeli Asker Öldürüldü
Rusya'dan 4 Şehit Açıklaması: Bize Haber vermediler
4 Şehit Askerimizin Naaşları Hatay'a getirildi
4 Şehit sonrası Rusya ile ortak devriyeyi iptal ettik
Şehit Sayısı 5 oldu yaralı Askerimiz şehit oldu
Şehit Sayısı 6 oldu Sivil Personel Şehit oldu
Şehit Askerin Kimliği Belli Oldu(Afyonkarahisar)
Şehit Askerin Kimliği Belli Oldu(Osmaniye)
Bakan Geziyi bıraktı Komutanlarla Suriye Sınırına gitti
Şehit Askerin kimliği belli oldu(Sakarya)
Şehitlerin Kimliği belli oldu Gaziantep'e 2 şehit haberi
Meral Akşener Şehitler için Meclis'te gizli oturum yapmamız gerekir
Şehit Sayısı 7 oldu yaralı Asker Şehit oldu
Sivil Şehit Personelin Kimliği belli oldu
Bakan Akar:76 Suriye Askeri Öldürüldü
Doğu perinçek Şehitlere saygısızlık
Meral Akşener Gökkubbeyi Başlarına Yıkın
Yayına veren: EditörEditör Haberleri 5,590 03.02.2020

Ayakkabı Boyarken Şehit Haberini aldıŞehit Babası Ayakkabı Boyarken Şehit Oğlunun Haberini aldıEditör Haberleri 5,571 28.11.2019